Her şeyi yitirsen bile gerçek yine var olacaktır.
Yıkıntıların arasında ve felaketlerde bile hazineler saklıdır.
Küllere bakarken iyi bak.
Tüm çocuklar gibi Arthur da ölümü fark etmişti. Merlin onu bir zamanlar serçe olan gri bir tür yanına bakarken buldu. “Ne oldu ona?” diye sordu çocuk.“Değişir.” diye yanıtladı Merlin.“Neye göre?”“Nasıl baktığına. Birçok ölümlü ona ölü…
Harekete geçme, ne yapmak istediğimizi bilerek buna doğru adım atma isteğinin geldiği günlerdeyiz. Zihinlerimizin daha netleşerek ne istediğimizi bilmeye başlıyoruz. Ve fakat başlamadan, hızlıca harekete geçmeden önce bir hazırlık yapalım. Hemen, hızlıca, bir anda yollara koyulmadan, kolları sıvamadan çıkanların temizliğini yapmak istiyorum. Kendimizle ilgili daha derin anlayışlara vardığımız yerlere geldik. “Benim gerçeğim neymiş, ben…
Enerjiler yükselirken, ivme yükselirken aynı zamanda zihinlerimiz yavaşlamaya başlayacak. Ve olacak olanları, yaşayacaklarımızı, duyacaklarımızı, deneyimleyeceklerimizi mantıkla çözmeye, anlamaya çalışmamayı hatırlayalım. Enerjimizi kalbimize indirelim ve kalbimizde bulalım. Lavanta yağı bu dönem bayağı destek verecektir, elinizde bulundurun. Bugün belirsizliği hissetmek niyetiyle, şu soruları kendimize soralım: Belirsizlikte nasıl durabilirim? Belirsizlikle nasıl oturabilirim? Belirsizliğin içerisinde huzuru nasıl bulabilirim?…
Kişisel değişim meditasyonun bir kez bu yola çıktığınız zaman size getirdiği şeydir. İlk adım farkındalığın her zaman bir şekilde var olduğunu anlamaktır. Düşünmek (özünde yargılamak) zihnin gerçek karakteri değildir. Farkındalık ise öyledir. Yaptığımız her şeyin arka planında kalbimiz hiç durmadan çarpar. Düşündüğümüz her şeyin arka planında farkındalık hiç durmadan seyreder. Her ikisine de alıştığınız için…
Kendi ışığımızın o pırıl pırıl halini iyice ortaya çıkarma zamanı; biz bunu isteyelim istemeyelim, kabuk sökülüyor, dökülüyor ve bu da beni çok heyecanlandırıyor. Kimilerimiz için bu gerçekten sakladığımız kişiliğimizdi, kimilerimiz için benliğimizin bir parçası, anlamak, bakmak istediğimiz enerjimizdi; belki bir parçanız, belki benliğinizin tümü, enerjiniz, belki de kimliğinizin bir parçası, her neyi koruma altına…
Bu blogumuzda 20 Mart’ta gerçekleşen Bahar Ekinoksu’nun ve 21 Mart’taki Yeni Ay’ının mesajlarını paylaşıyoruz.Ekinoks yeni 12 aylık bir döngüyü başlatıp, yeni bir portal açarken 21’inde gerçekleşen Yeni Ay da yeniyi daha bir destekliyor. Hazır olun olmayın, yepyeni ve bambaşka olan artık başlıyor, başlıyoruz. Yepyeniye, bambaşkaya, güçlü yenilenmelere ve başlangıçlara resmi olarak adım attık, açılış kurdelesini…
Hayatınızın ve zihninizin otoritesi olma gücünü elde etmek; kendinizle olan içsel diyaloğunuzun kalitesiyle doğrudan orantılıdır. Bugün kendimizle olan ilişkimizi geliştirmek ve şifalandırmak ve kaliteli bir içsel diyalog başlatmak üzere kendimize şu soruları soruyoruz: “Niyet ve tavırlarım birbiriyle ne kadar hizalı?” “Ben ne istiyorum, dileklerim arzularım neler?” “İsteklerim, tavrım ve tutumumla, yaptıklarımla uyumlu mu?” “Evrenle…
Evet ya da hayır demek muhtemelen insanların her gün yaptığı basit bir seçim. Bu karar tekrar tekrar alınır ve hayır deme huyuna sahip insanlar hayatı pek kolaylaştırmazlar.Her zaman evet demek de bazı sorunlara sebep olur. Temel olarak evet ya da hayır cevaplarını geçmişte pek çok verdiğimiz kararlara dayandırarak tekrarlarız. Her zamankinden farklı bir cevap vermek…
Az önce Eckhart Tolle’nin sayfasında bir videoya denk geldim, şöyle demiş: “şimdiye gelmenin en önemli adımı, etrafınızı neyin çevrelediğini fark etmenizdir”. ‘Multitasking’ yapıyor muyum, aynı anda beş işi birden düşünüyor muyum veya zen oldum mu?” sorgulamalarını bir kenara bırakıp, “aslında etrafımda, şu anda, beni çevreleyen enerji nedir?” sorgulamasını yaptığımda An’a adım atmış, An’a gelmiş oluyorum. Kendimizi dinleme…
Mart ayını çok önemli bulduğumu ve bu ayı çok konuşacağımızı ‘03-09 Mart Haftası | Haftanın Durumu & Meditasyonu'nda’ belirtmiştim; blogumuzda mesajlarını sizlere aktarmak istiyorum. Umudum da bu mesajların hayatınıza bir katkıda bulunması, sizlerin hazırlık yapabilmeniz ve neyin ne olduğunu biraz daha anlamlandırabilmeniz. Mart dolunayı bizlere daha çok enerjimiz hakkında sorular soruyor: “Enerjinizi nasıl kökleyebilir, bu…
İlişkilerde Denge Sohbetleri serisinin son bölümünde temamız, ilişkilerdeki beklentilerimiz. Beklentiler hayatın en büyük teması. Neyi, ne kadar beklemeliyim?Kendimden neleri, ne kadar beklemeliyim?Karşımdakinden neyi, ne kadar beklemeliyim?Neyi, ne kadar dile getirmeliyim, dile getirdiklerimi ne kadar teslim etmeliyim?Nerede diretmeliyim, tutturmalıyım?Beklentilerimin neresi öz değer, neresi tutturma, şımarıklık ve sorumsuzluk olacak?Buralar kafalarımızın karıştığı yerler ve bu serinin adını “ilişkilerde denge” koymamın sebebi…
Bugün, derin mevzulara dalacağız; içerde bir yerlerde yine bir temizleme, devşirme var.
Ve elimden geldiği kadar eğlenceli, hafif ve faydalı tutmaya çalışacağım.Ne zamandır söylüyorum, daha önce hiç karşılaşmadığımız olasılıklarla denkleşme anlarında ve zamanlarındayız.Öncellikle yeni başlangıçlarla olan bağımız, ilişkimiz, tutumumuz derken aslında sizi biraz kendimizi sabote eden yerlere, arafla olan bağımıza götürmek istiyorum.Bu ne demek?Diyelim ki, hayatınızda…
